doktor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doktor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Oktar Babuna

Oktar Babuna (Büyütmek İçin Tıklayınız)

     Roma' da Darwinist Douglas Futuyma Firar Etti     


Deşifre:

Oktar Babuna: Ben Oktar Babuna. Türkiye’den bir doktorum. Beyin cerrahıyım. İçlerinde Yaratılış Atlası’nın da bulunduğu 300 kitabın yazarı olan Harun Yahya’yı temsil ediyorum.
Şimdi, bilimsel teorilerden bahsedersek. Genelde şöyle işler: Önce, bir hipotezin prensiplerini ortaya atarsınız. Gözlemler ve deneylerle doğrulandığında bu bir teori olur.
Konuşmacılar bazı iddialarda bulundular fakat bunlar bilimsel kanıtlarla doğrulanmadılar. Örneğin,
Eğer evrim gerçek olsaydı, biliyorsunuz Darwin, türler arasında ardı ardına küçük değişiklikler olması gerektiğini savundu. O zaman ara geçiş formları görmeliyiz.
Ara geçiş formları görmeliyiz. Bize ara geçiş formları gösterebilir misiniz?
Örneğin kanatları olmayan canavarımsı canlılar. Tek kanatlı, kanadının az bir kısmı gelişmiş , tamamlanmamış organları gösteren ara geçiş formları.

Francisco Ayala: Düzen bozuluyor... Sorunuz cevaplanmayacak.

Oktar Babuna: Tiktaalik rosaea ve Archaeopteryx. Bunlar ara geçiş formları değil, bunlar mükemmel canlılar. Soyu tükenmiş canlılar.

Francisco Ayala: Mikrofonunu kapatmanın bir yolu var mı? Kuralları çiğniyorsunuz.

Oktar Babuna: Bu bilimsel bir tartışma

Francisco Ayala: Siz konuşmacı değilsiniz.

Oktar Babuna: Konuşmacı değilim. Ben bana ara geçiş formu göstermeleri için soru soruyorum. Kambriyen patlaması...
...
Bu bilimsel bir tartışma...
...
Darwinizm bir ideolojidir.




Doktor Karıncalar


Formica paralugubris cinsi karıncalar, yuvalarında reçine biriktiriyorlar. Ancak karıncaların seçtiği bu reçine bildiğimiz reçinelere benzemiyor...


Bilim adamları karıncaların çok etkili bir mikrop arındırma yöntemi uyguladığını ortaya çıkardı. İsveçli araştırmacıların çalışmasına göre Formica paralugubris cinsi karıncalar, yuvalarında reçine biriktiriyorlar. Ancak karıncaların seçtiği bu reçine bildiğimiz reçinelere benzemiyor: içerdiği özel kimyasallar hastalıkları yuvalarından uzak tutuyor. Bu küçücük böceklerin tıp bilgisi gerektiren böyle bir davranış göstermesi, üstün bir Akıl tarafından yönlendirildiklerini gösteriyor. 

Karıncalar, yuvalarını çevreleyen kozalaklı ağaçlardan sertleşmiş özsu tanecikleri topluyorlar. Toplanan reçinenin miktarı, yuvanın büyüklüğüne göre 20 kilogramı buluyor. 


Lozan Üniversitesi'nden Michel Chapuisat ve ekibi, reçinenin antiseptik özelliğini test ettiler. Bunun için reçine içeren ve içermeyen iki ayrı yuvada ortaya çıkan hastalıkları gözlemlediler. Reçinesiz yuvada üç kat daha fazla mantar üredi ve hastalığa sebep olan bakterilerde belirgin bir artış görüldü. 



Karıncaların ortaya koyduğu kimya bilgisi bilim adamlarının da dikkatini çekiyor. Fransız ekolog M. Lambrechts araştırmayı yorumlarken şunları söylüyor: 



"Hayvan davranışlarını incelersek insanların kullanacağı kimyasallar bulabiliriz" ("Ants' nests stay pine-fresh", 6 Ocak 2003: http://www.nature.com/nsu/030106/030106-2.html)



Karıncalar küçük bir bedene ve nispeten basit bir organizmaya sahiptirler. Öte yandan hastalık, mikrop ve antibiyotik arasındaki ilişkiyi çözümleme işi ise oldukça kompleks bir davranış. Çünkü karıncaların hastalığın nedeni olabilecek bakteri veya mikroplardan haberdar olmaları söz konusu değil. Bilim adamları özel mikroskoplar sayesinde bunları inceleyebiliyor.



Reçinenin hastalığa çözüm olarak benimsenmesi de aynı şekilde şaşırtıcı. Çünkü reçinenin hastalığı önlediğini anlamak için reçineli ve reçinesiz yuvalar arasında karşılaştırmalar yapmaları ve bir yorum ortaya koymaları gerekiyor. Bu da eczacılıkta yapılan deneyleri akla getiriyor. Çevrelerinde çok sayıda bitki dururken özellikle kozalaklı ağaçları seçmelerinde bilinç olduğu açık. Karıncalar sanki hangi hastalığa hangi ilacı vereceğini bilen bir doktor gibi davranıyor. Ayrıca karıncaların reçine toplamada uyum içinde çalışması, yuvanın genel sağlığının gözetildiğini ortaya koyuyor. Bu akılcı ve fedakar davranışlar üstün bir Aklın varlığını gösteriyor.