maddenin ardındaki sır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
maddenin ardındaki sır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı




TEKNİK VE BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI

2011 yılında kurulan Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı, Türk Devleti ve toplumunu ayakta tutan milli ve manevi değerlerimizi korumak, ülkemizin güncel sorunlarına stratejik çözümler üretmek amacıyla  kurulmuştur.

Fahri Başkanı Sayın Adnan Oktar olan Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı ülkemizin birlik ve beraberliğini korumak için yapacağı faaliyetler ile  bölünmeyi tetiklemeye çalışan sesleri ilmi yöntemlerle susturacaktır.

Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı Atatürkçü, demokrat, çağdaş, milliyetçi, ilerici ve mukaddesatçı kimliğiyle, Türkiyemiz'in geleceğine ışık tutacak aydın nesiller yetiştirmeyi hedeflemektedir.

Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı bölücü teröre fikri zemin hazırlayan materyalist felsefenin önemli bir tehdit olduğunun bilincindedir. Bu sebeple, materyalist felsefenin ve onun sözde bilimsel temeli olan “evrim teorisinin” bilim karşısındaki yenilgisini Türk toplumuna anlatmayı önemli bir sorumluluk olarak görmektedir. Evrim teorisi tarihe karışıncaya kadar da bu yöndeki çalışmalarını sürdürmeye kararlıdır.

Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı Türkiye’de ve tüm dünyada hazırlayacağı birçok panel, konferans, sempozyum ve bilimsel toplantılar ve çeşitli etkinlikler ile içinde bulunduğumuz 21. yüzyılda milli kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkarmak için gayret edecektir.

İnanıyoruz ki, Türkiye’nin önderliğinde kurulacak Türk- İslam birliği ile Türkiyemiz yakın bir zamanda, yeryüzünde özlenen barış, refah ve adaletin tesis edilmesinde çok önemli bir sorumluluk üstlenecektir.  Bu ülküyü gerçekleştirmek adına Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı çok zengin bir programla, ülkesine ve milletine hizmet aşkı ile faaliyetlerine başlıyor.  


Algıların Beyinde Oluştuğu Felsefe Değil, Bilimsel Gerçektir


Zihnimizdeki dünyayı gördüğümüz gerçeği, bir felsefe değil, bilimsel bir gerçektir...

Materyalistler, burada anlattıklarımızın felsefi bir görüş olduğunu iddia etmektedirler. Oysaki "dışarıdaki" maddesel dünyayı değil, zihnimizdeki dünyayı gördüğümüz gerçeği, bir felsefe değil, bilimsel bir gerçektir. Görüntünün ve hislerin beyinde nasıl oluştuğu, bütün tıp fakültelerinde detaylı biçimde okutulmaktadır. Başta modern fizik olmak üzere 20. yüzyıl biliminin ortaya koyduğu gerçekler, maddenin aslına hiç bir zaman ulaşamadığımızı, herkesin bir anlamda "beynindeki ekran"ı izlediğini açıkça göstermektedir.

Bunu, ister ateist olsun, ister budist olsun, ister başka bir görüşe ya da düşünceye sahip olsun, bilime inanan herkes kabul etmek zorundadır. Bir materyalist kendince Allah'ın varlığını inkar edebilir ama bu bilimsel gerçeği inkar edemez.

Yaşadıkları devirlerin bilim anlayışı ve bilimsel imkanları yetersiz dahi olsa, Karl Marx, Friedrich Engels, George Politzer ve diğerlerinin bu kadar kolay ve açık bir gerçeği kavrayamamaları, yine de şaşırtıcıdır. Ama günümüzde bilimin ve teknolojinin imkanları son derece gelişmiştir ve bu imkanlar zaten çok açık olan bu gerçeğin kavranmasını daha da kolaylaştırmaktadır. Materyalistler ise, hem kısmen de olsa bu konuyu kavramanın, hem de bu konunun kendi felsefelerini ne kadar kesin bir biçimde çökerttiğini fark etmenin verdiği büyük bir korku içindedirler.